N. Beldıceanu

Anahtar Kelimeler: Osmanlı İmparatorluğu, 1484, Boğdan Seferi, II. Bayezid, Tarih

Yazan : N. BELDICEANU
Çeviren: ZEKİ ARI KAN
Üstadım G. I. Bratianu’nu anısına.

Bayezid II.'in 1484’te Boğdan’a karşı yaptığı sefer, derin bir araştırma konusu olmamıştır[1]. Osmanlı askeri hazırlıkları hakkındaki açık kayıtlar, N. İorga’da olduğu gibi I. Ursu’da da eksiktir[2]. Seferin kronolojisi pek az bilinmektedir ve I. Ursu’nun verdiği tarihlerin büyük bir kısmı yanlıştır[3]. Yazar; Tursun Bey, Neşri ve Sa’d-ed-Din’in kroniklerini tanımakla birlikte, bu üç kaynağın verdiği kronolojik bilgileri yanlış bir şekilde yorumlamaktadır[4].

Padişahın giriştiği hazırlıklar ve seferin kronolojisi konusunda daha sağlam bir fikir elde etmek için biz, Romen tarihçiliğinin iyi tanımadığı veya bilmediği birçok Osmanlı kaynağını kullanıyoruz: Kıvâmî[5], Tursun Bey[6], Uruç b. Âdil[7], Âşıkpaşazade[8], Neşri[9],

Rüstem Paşa [10], Sadeddin[11], Âli [12]Solakzade [13], Kâtip Çelebi [14], F. Giese[15] tarafından yayınlanan anonim kronik, Tatarca bir kronik[16], Bayezid II. ile ilgili anonim bir kronik ve yayımlanmamış birkaç kronik [17].

Romen tarihinin bu sayfasına eğilen uzmanların başvurduğu İtalyan yazarlarının, seferin seyri konusunda açık bir bilgileri yoktur. N. İorga; bunların, iki ticaret şehrinin fetih tarihlerini karıştırdıklarını ve Bâb-ı Âli tarafından sevk edilen askerin sayısı hakkında tartışılabilir rakamlar verdiklerini göz önünde bulundurmuştu [18].

Kili ve Akkerman’ı fethetmek amacını güden Bayezid II., kuşatma araçlarıyla erzak ve mühimmatın bir kısmının naklini kolaylaştırmak ve ordunun Tuna’dan geçişim sağlamak için; kara ordusunu bir donanma şevkiyle desteklemeye karar verdi. Marco Guazzo ve Sansovino’ya göre gemilerin sayısı 350 idi [19]. Malipiero ve Sanudo yalnız 100[20] kadırga ve fosta olduğunu belirtiyorlar[21].

Mehmed II.’in saltanatının sonuna doğru (1451-1481) Osmanlı deniz kuvvetleri aşağı yukarı 500 gemiden[22] oluşuyordu. 1484’te

Bâb-ı Âli tarafından sevk edilen deniz kuvvetlerini hesaplarken, padişahın, Karadeniz'de düşman kuvvetlerinin varlığından endişe etmediğini göz önünde tutmak gerekir; Osmanlı filosu sadece yardımcı bir rol oynayacaktı: Bu da topların, erzak ve mühimmatın taşınmasıydı. Kâtip Çelebi, Türk deniz fütuhatı tarihine ilişkin yapıtında, Kili ve Akkerman seferi için toplanan donanmanın gücü ve bileşimi konusunda, alışkanlığına aykırı olarak, hiçbir belge vermiyor[23]. Rodos adasına yapılan sefer için, Mehmed II. tarafından toplanan donanma 60 kadırgadan oluşuyordu[24], öyle sanıyoruz ki, 1484’te Bayezid II.’in İstanbul ve Gelibolu’dan[25] donattığı filo az sayıda kadırga[26], birkaç düzine fosta ve taşıt gemilerinden ibaretti[27]. Toplam sayıları, büyük bir olasılıkla, yüz birimi geçmiyordu[28]. Türkler bu gemilere top, mühimmat ve erzak yüklediler[29].

Seferber edilen birlikler; yeniçeriler, azablar[30], Anadolu ve Rumeli tımarlı sipahileriyle[31 ]kapı halkıydı[32]. Bu kuvvetlere topçuları da katmak gerekir.

Tuna’yı geçtikten sonra, Eflâk Beyi Keşiş Vlad’ın emrindeki Eflâklar ve Kırım Tatarları padişahın ordusuna katıldılar[33].

Osmanlı ordusunun ve padişahın yasallarının insan gücü konusundaki bilgiler pek açık değildir. Malipicro ve Sanudo 300.000 asker[34] olduğunu belirtiyorlar; Sadeddin ve Âli’nin Eflâk kıtası[35] için verdikleri sayı 20.000’dir. Çeşitli kaynaklara göre, Kırım hanı 30.000[36], 50.000[37], veya 70.000[38] kişilik bir kuvvetle gelmiş olmalıdır. Bütün bu rakamlar bize güvenilmez görünüyor. I. Ursu, Bayezid’in ordusunun 100.000 askerden[39] fazla olduğunu sanıyor; fakat bu sayı bile, bize göre, gerçeğe oldukça uzaktır.

Mehmed II.’in saltanatı sırasında İstanbul’da yaşayan İtalyan lacopo de Promontorio’nun nakline göre yeniçeriler, tımar erleri, kapı halkı, azab ve akıncıların[40] vb. sayısı, 1475’te bütün İmparatorlukta[41] aşağı yukarı 96.000 kişiye varıyordu. Diğer bir çağdaş kaynağa göre, asker sayısı aşağı yukarı 128.000[42] idi. İki kaynağın verdiği bilgilere göre; yeniçeriler, tımar erleri ve kapı halkının toplam sayıları arasındaki fark pek önemli değildir. Birinci kaynak aşağı yukarı 52.000, İkincisi 57.020 sayısını veriyor. Yazarlar; akıncı, azab vb. lerinin sayıları konusunda da bağdaşamıyorlar. Iacopo de Promontorio bunların sayılarını 44.000 tahmin ediyor; oysa ikinci kaynak aşağı yukarı 70.000 olarak gösteriyor. Bu sonuncu miktar bize abartılmış görünüyor. Bâb-ı Ali, XV. yüzyıl sonlarında büyük bir olasılıkla 100.000 kişilik bir kuvvetten yararlanıyordu. Buna göre, Bayezid II.’e gönderilen Eflâk ve Tatarların sayılarının çok az önemi olmalıdır. Devletin iç ve dış güvenliğini sağlamak için birtakım birliklerin yerinde bırakıldığı göz önünde bulundurulursa, Bayezid II. ve ona bağlı olanların topladığı Osmanlı, Eflâk ve Tatar kuvvetlerinin 60.000 kişiyi geçmediği anlaşılır.

Askerin kişisel donatımı üzerinde durmuyoruz[43]. Tursun Bey, ordunun elinde mancınıklar ve taş gülleler atan kuşatma topları bulunduğunu belirtmektedir[44]. Diğer yazarlar, ordunun Edirne’den hareketinde araba, çeşitli çaptaki top[45] ve el kulevrinleriyle[46 ]donatıldığını ekliyorlar. Kıvâmî, topların Kili ve Akkerman’da gemiden indirildiklerine işaret etmektedir[47]. Taşınması güç olan kuşatma gereçlerinin gemilere yüklendiğini, yalnız küçük çaplı topların karadan gönderildiğini ileri sürebiliriz. Sonuç olarak Bayezid II.’ın ordusu mancınık, çeşitli çaptaki top ve el kulevrinleriyle donatılmıştı.

Seferin çeşitli safhalarının tarihlendirilmesindeki yanlışlıklar, kaynaklardaki tutarsızlıkla ilgili olmadığı gibi, hicri tarihlerin kusurlu hesaplanmasına da bağh değildir. Tarihçiler, hicri takvimi miladi takvime çevirmek için, Selim I.’in saltanatından önce, hesaplamanın 16 Temmuz48 değil, fakat 15 Temmuz 622’den başlatılması gerektiğini gözden kaçırdılar. Hammer, L. Forrer ve I. Ursu[49] bunu hesaba katmadıkları gibi verilen tarihle günün uyuşmazlığına da dikkat etmediler [50].

Sadeddin ve Solakzade tarafından kullanılmış olan Neşri tarihi, geçerli bir kronoloji veren tek Osmanlı kaynağıdır ki, Boğdan yıllıklarınca da geniş ölçüde doğrulanmaktadır.

Bayezid II., 1483-1484 kışını İstanbul’da geçirdi. 26 Nisan 1484’e doğru (1 Rebiyülahır) ordunun, 30 Nisan Cuma günü[51] (2 Rebiyülahır) sefere çıkması emrini verdi. Bu nedenle verilen seferberlik emirlerinden biri evâil-i Rebiyülahır (27 Nisan - 6 Mayıs) tarihlidir[52]. Şu halde Osmanlı birlikleri mayıs ayı başında İstanbul’ dan Edirne’ye doğru yola koyulmuş olacaklardır. Bir yangınla harap olan bu şehirde[53], padişah birçok hayır kurumlanılın yapımı için hazırlıklara girişti[54]. Neşri, bunların inşasına başlangıç tarihi olarak

4 Rebiyülahır Salı[55] gününü veriyor; oysa 4 Rebiyülahır, padişahın İstanbul’da geçirdiği 30 Nisan Cuma gününe tesadüf etmektedir. Üstelik 889 hicri yılı Rebiyülahır ayının Sah günleri 27 Nisan, 4, 11, 18 ve 29 Mayıs 1484 tarihlerine uygun düşmektedir[56].

Edirne’den Boğdan’a hareket tarihini bilmiyoruz, fakat birçok kaynaklar 26 Haziran Sah günü (2 Cemaziyülahır)[57] Tuna’dan İshakçı’ya geçildiğini belirtiyorlar. Kanuni Süleyman’ın Prens Petru Rareş’e karşı açtığı seferde, aynı mesafeyi katetmek için koyduğu zamanın Bayezid II.’in Edirne’den İshakçı’ya yürüyüşü süresinden pek farklı olamayacağını farz ederek padişahın Edirne’den hareket tarihini yaklaşık olarak saptayabiliriz. Kanuni Sultan Süleyman Edirne’den 26 Temmuz 1538’de [58] hareket ederek 18[59] veya 25 Ağustos 1538’de[60 ]İshakçı’ya vardı. O halde Bayezid II., 26 Haziran 1484 Sah günü İshakçı’ya varmak için mayıs ayının son günlerinde Edirne’den ayrılmış olmalıdır. Osmanlı birlikleri donanmanın yardımıyla[61] Tuna’yı geçtiler; padişah erzak getiren ve memleketin içinde kılavuzluk yapmaya hazır Keşiş Vlad’ın Eflâk ordusu ile buluştu[62].

Birkaç günlük bir yürüyüşten sonra Türkler, 5 Temmuz 1484 Pazartesi (11 Cemaziyülahır) günü Kili’yi kuşattılar [63]Boğdan kaynaklarının da[64] doğruladığı gibi 14 Temmuz 1484 Çarşamba günü (20 Cemaziyülahır) kale, kapılarını padişaha açtı. Kili’nin fethinden üç gün sonra yani 16 Temmuz 1484 Cuma günü Bayezid II., bu zaferinden ötürü Tanrıya şükretmek amacıyla ibadet etti[65].

19 Temmuz 1484 Pazartesi günü (25 Cemaziyülahır)[66] ordu Akkerman yönünde yürüyüşe koyuldu ve Kırım’dan gelen Tatarlarla birleşti[67]. Osmanlı kuvvetleri, Tatarlar ve Eflâklar Kili’den Akkerman’a dört günlük[68] yürüyüşleri süresince su sıkıntılarını gidermek için kuzeyde oldukça uzaktaki durgun su birikintilerine ve Boğdan’ın güneyindeki göllere kadar ilerlemek zorunda kaldılar[69]. Padişah, (22 Temmuz Perşembe)[70] Dinyester nehrinin ağzına kurulmuş olan kalenin surları önüne vardı. Kuşatma çok şiddetli oldu. Topçu bataryaları 15 gün süreyle[71] Akkerman’ı bombaladılar. Lağımcılar, yaya askerlerinin saldırılarım kolaylaştırmak için siperler kazdılar ve kalenin hendeklerini doldurdular [72]. Osmanlı kaynaklarının[73] önemli bir an olarak belirttikleri savaşın on beşinci günü (5 Ağustos Perşembe), birçok Boğdan kroniği tarafından Akkerman’ın teslim tarihi olarak gösterilmiştir[74]. Birkaç Osmanlı kaynağı (Pazar) 8 Ağustos 1484 (16 Receb)[75] doğru tarihini vermektedir. Boğdan- Alman kroniği, olayı 7 Ağustosa yerleştirmektedir[76]. Osmanlı kronikleriyle Boğdan kaynağı arasındaki uyuşmazlık Malipiero’nun eserinde belirtilmiştir. Padişah, şehir halkının boyun eğmesinden sonra, Akkerman’ı teslim almak üzere 100 kişilik bir yeniçeri garnizonu gönderdi. Şehrin işgaline ancak ertesi günü girişti[77]. Birkaç Boğdan kroniğinin kuşatma günü olarak gösterdikleri 5 Ağustos, öyle sanıyoruz ki, bir ateşkesin sağlanması için yapılan görüşmelerin başlangıç tarihidir. Türk istekleri karşısında garnizon savaşa devam etti. Birkaç gün sonra, kale kumandanlarından ikisinin ölümü üzerine şehrin sakinleri, kaleyi padişaha teslim etmek için bir heyeti Türk karargâhına gönderdiler [78].

Padişah, birkaç gün dinlendikten ve fethedilen iki şehrin yönetimini düzene koyduktan sonra orduyu 14 Ağustos Cumartesi günü (22 Receb) topladı ve Tuna’ya doğru harekete geçti[79]. Türklerin İshakçı’dan Kili’ye ve Kili’den Akkerman’a varmak için geçirdikleri süre hesaba katılırsa Bayezid II.’in herhalde 1484 Ağustos ayı sonunda[80] Tuna’dan İshakçı’ya geçtiği kabul edilir. Edirne’ye doğru yola koyulan padişah, Babadağı’nda San Saltık[81] türbesi önünde konakladı.

Araştırmalarımızın sonuçlarını aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

Bâb-ı Âli’nin hazırladığı donanma az sayıda galeriyi, birkaç düzine fostayı ve çeşitli taşıt gemilerini kapsıyordu; sayısı 100 birimi geçmiyordu.

Padişahın topladığı kuvvetler Eflâk ve Tatar kıtaları dahil, 60.000 kişiyi aşmıyordu. Ordu mancınık, çeşitli çapta top ve el kulevrinleriyle donatılmıştı.

Seferin kronolojisi aşağıdaki şekilde olmalıdır:

26 Nisana doğru, padişahın seferberlik karan alması.

30 Nisan Cuma, Osmanlı kuvvetlerinin İstanbul’da toplanması için saptanan gün.

Mayıs ayının son günleri, Edirne’den Boğdan’a hareket.

26 Haziran Cumartesi, padişahın İshakçı’ya varması, Boğdan’da Tuna’yı geçmesi ve orada Eflâk ordusuyla buluşması.

5 Temmuz Pazartesi, padişahın Kili’yı kuşatması.

14 Temmuz Çarşamba, Kili’nin fethi.

16 Temmuz Cuma, Kili zaferinden ötürü Tanrıya şükredilmesi.

19 Temmuz Pazartesi, Kili’den Akkerman’a hareket ve Tatar kuvvetleriyle birleşme.

22 Temmuz Perşembe, Akkerman kuşatmasının başlaması.

5 Ağustos Perşembe, savaşın on beşinci günü.

Cumartesi 7 - Pazar 8 Ağustos, Akkerman'ın İşgali.

14 Ağustos Cumartesi, Akkerman'dan hareket. Ağustos sonu, Tuna’dan Dobruca'ya geçilmesi.

Paris, Mayıs 1959.

ÇEVİRENİN NOTU

Yukarıda çevirisini sunduğumuz makale, aşağıdaki dergide yayımlanmış ve Profesör N. Beldiceanu bu çeviriyi gözden geçirdikten sonra bize gönderdiği 24 Ekim 1975 tarihli mektupla basılmasına izin vermiştir:

1 İ. N. beldiceanu,La capmagne ottomane de 1484: ses préparatifs militaires et sa chronologie, Revue des études roumaines, 1957- 1958 (Paris, 1960), c.V-VI, s. 67-77.

Profesör N. Beldiceanu, çeşitli araştırmalarında zaman zaman aynı konuya eğilmiş, fetihten sonra Kili ve Akkerman gibi iki önemli ticaret şehrinin durumları hakkında, Osmanlı kaynaklarından da yararlanarak değerli incelemelerde bulunmuştur. Biz burada, Bayezid II.’in Boğdan seferi, Eflak-Boğdan'daki Osmanlı düzeni; öte yandan yukarıdaki makalede sik sik kendilerinden söz edilen Eflakların sosyal ve ekonomik yapılarına ilişkin N. Beldiceanu’nun yaptığı araştırmaları topluca belirtmeyi yararlı buluyoruz:

2 N. BELDICEANU, la conquête des cites marchandes de Kilia et de Cetatea Alba par Bdyezld II, Sudost-Forschungen, Munich 1964, c. XXIII, s. 36-90.

3. N. BELDICEANU, Kilia et Cetatea Alba a travers les documents ottomans, Revue des études islamiques. Paris 1968, c. XXXVI/s, s. 215-262.

4 N. BELDICEANU, Sur les Valaques des Balkans slaves à l'époque ottomane (1450-1550), Revue des études islamiques. Année 1966 (Paris 1967), c. XXXIV s. 83-132, metin dışında XI levha.

5. N. BELDICEANU, La Moldavie ottomane a la ؛in du XV* siècle et au début du XVI siècle. Revue des études islamiques, Paris 1969 , c. XXXVII/2, s. 239-266.

6 N. BELDICEANU - Irne BELDICEANU STEINHERR, De'portation et peche â Kilia entre 1484 et 1508, Bulletin of the School of Oriental and African Studies, London 1975, c. XXXVIII/2 , s. 40-54.

7 N. BELDICEANU, Recherche sur la ville ottomane au XV° siecle: Etude et actes, Paris 1973, S. 121-141, 163-176, 182-185.

8 N. BELDICEANU, Les Valaques de Bosnie â la fm n du XVe siecle et leurs institutions, Turcica, VII( 1975), s. 122- I 34.

Dipnotlar

  1. Bu makalenin malzemesinin bir kısmı, Münih Edebiyat Fakültesine 1955’te sunulan doktora tezimizden gelmektedir {Der Feldzug Bajezid’s II. gegen die Moldau und die Schlachten bis zum Frieden von 1486).
  2. N. îorga, Studii istorice asupra Chiliei fi Cetatii-Albe, Bucarest 1899, 418 s.; N. îorga, Istoria lui Ştefan çel Mare, Bucarest 1904, 374 s.; I. Ursu, Ştefan çel Mare fi Turcii, Bucarest 1914, 222 s.; I. Ursu, Ştefan çel Mare, Bucarest 1925, s. 178-199; S. Ficher, The foreign relations of Turkey 1481-1512, Urbana 1948, s. 32-33. Boğdan’la ilgili kısımda birçok yanlışlıklar vardır.
  3. Ştefan çel Mare, s. 178-186.
  4. I. Ursu; Tursun Bey ve Neşri kroniklerinin Macarca (J. Thuri, Török tör- tenetirok, Budapest 1893, c. I, s. 29-95), Sadeddin’in Fransızca {Paris Bibi. Nal., fonds fr. 6075, s. 79-82, 1484 seferi) ve İtalyanca (V. Bratutti, Chronica deli’ origine e progressi della Casa Otlamana da Saidino Turca, c. I, Vienne 1649, c. II, Madrid 1652) çevirilerinden yararlanmıştır.
  5. Kıvâmî, Fetihnâme-i Sultan Mehmed, (yay. F. Babinger), İstanbul 1955- VIII + 322 s. Yazar, olayların çağdaşıdır.
  6. Tursun Bey, Tarih-i ebu'l-felh sultan Mehmed Han (yay. M. Arif), Tarih-i Os- mani encümeni mecmuası, ilâve, c. XXVI-XXXV1II, İstanbul 1914-1916.
  7. Uruç, Tevarih-i âl-i Osman, (yay. F. Babinger), Hannover 1925» XXIV-F140S. F. Babinger, Die Ceschichtsschreiber der Osmanen und ihre Werke, Leipzig 1927, s. 23*24- Makalenin bundan sonraki bölümlerinde, eserin başlığı G O W olarak kısaltılmıştır.
  8. ‘ASykpasazade, Die altosmanische Chronik des ‘Asykpaiazdde (yvf. F. Giese), Leipzig 1929, XXXII 4* 252 s.; F. Babinger, GOLF, s. 35-38. F. Babinger, yazarın 1484’ten sonra öldüğünü sanıyor. Raif Yelkenci 23 Mart 1481 tarihini veriyor (R. Yelkenci, Aşıkpaşazade tarihi üzerinde bir araştırma, Vakit, 18-20 Mayıs I945> sayı 9813-9815, İstanbul 1945. Ayrıca bk. Osmanlı tarihleri, İstanbul 1949, C. I, s. 82). Bu durumda, eserin son kısmı bilinmeyen bir kimseye ait olmalıdır. Avusturya’ da, Mehmed Il.’in ölümüne kadar gelen bir çevirisi yayımlandı: R. F. Kreutel, Vom Hirtenzelt zur Hohen Pforte. Frühzeit und Aufstieg des Osmanenreiches nach der Chronik “Denkıvürdigkeiten und Zeitlaufte des Hauses “Osmanen" vom Dertuisch Ahmed, gennant *Aşık-Paşa-Sohn, Graz 1959, 334 s. 4- metin dışında 3 harita.
  9. Neşri, Cihânnümâ. Die altosmanische Chronik des Mevlânâ Mehemmed J^eschri (yay. T. Menzel, F. Taeschner), Leipzig 1951, c. I (Menzel nüshası), IV + 255 4* 12 s. numarasız; c. II, Leipzig 1955 (Manisa nüshası, 1373), 18 4- 325 4- 12 s. numarasız.
  10. R üstem Pacha, Die altosmanische Chronik des Rus tem Pascha (yay. L. Forrer), Leipzig 1923, VIII 4- 207 s.; F. Babinger, GOIV, s. 81-82. N. lorga bu kaynak hakkında bilgi vermiştir: N. lorga, Cronicele turceşti ca izvor pentru istoria Românilor, Academia Românâ, Mem. sect. isterice, III, c. IX, Bucarcst, 1928-1929, 22 s.
  11. Sadeddin, Tâcü't-tevârih, İstanbul 1280, c. I, 8 4* 4 4* 582 s.; c. II, 4 4- 619 s. F. Babinger, GOW. s. 123-125.
  12. Âli, Kûnhü'l-ahbâr, Baycrische, Staatsbibliothek, Munich, Türkçe yzm. 73, 267 v. F. Babinger, GOW, s. 126-128.
  13. Solakzade, Tarih-i âl-i Osman, İstanbul 1297, 6 4- 12 4- 773 s- F. Babinger, GOW. s. 203-204. .
  14. Kâtib Çelebi, Tuhfetü'l-kibârfiesfâri'l-bihar, İstanbul 1728, 7 4* 75 + 2V. +5 harita. F. Babinger, GOW, s. 195-203.
  15. F. Giese, Die altosmanischen anonymen Chroniken, Breslau 1922, c. I, V 4421 + >73- . .
  16. Kazmirski, A. Joubert, Precis de l'histoire des khans de Crimee, Joumal Asiatiçue, c. XII, Paris 1833, s. 349-380, 428-458.
  17. Dipnotlarında her eser için kullandığımız kısaltmayı aşağıdaki şekilde belirtiyoruz: yzm. 98, Tarih-i âl-i Osman, Bibi. Nat. Paris, ms. fonds turc anc. 98, 97 v.-_yzm. 99, Tarih-i âl-i Osman, Bibi. Nat. Paris, ms. fonds turc anc. 99, 186 v.-yzm. 101, Pre'cis de l'histoire ottomane, de ses origines â 1491, Bibi. Nat. Paris, ms. fonds turc anc. 101, 100 v.-yzm. 116, Tevârih-i âl-i Osman, Bibi.'Nat. Paris, ms. fonds turc anc. 116, 179 v.-yzm. 117, Tevârih-i âl-i Osman, Bibi. Nat. Paris, ms. fonds turc anc. 117, *43 v.-_yzm. 154, Recueil d'ouvrages rdatif s â l'histoire ottomane des origines â 1492, Bibi.
  18. Nat. Paris, ms. fonds turc suppl. 154, 189 v.-yzrn. 922, Menâkıb-ı sultan Bâyezid han ibn .Mehmed han, Bibi. Nat. Paris, ms. fonds turc suppl. 922, 64 v. 4- 175 s. Fransızca çevirisi; O. Gorka, Nieznany zywot Bajezida, Kıvartalnik Historyczny, R. L1I, Z. 3, Lwow 1938, s. 375-427, -yzm. 1047, Histoire de l'Empire ot tomarı, de ses origines â 1503, Bibi. Nat. Paris, ms. fonds turc suppl. 1047, 148 v. Bk. S. Buluç, Untersuchungen über die allosmanische anonyme Chronik der Bib. Nat. zu Paris suppl. turc 1047. Anc.fond. turc. 99, Leipzig 1938,55 s. Paris Bibi. Nat. daki bu yazmalar için bk. E. Blochet, Catalogue des manuscrits turcs, Paris 1932, c. 1, s. 40; 47-48, 237-238. 98, 99, 101, 116, 117 ve 154 numaralı yazmaların 1484 seferine ilişkin paragrafları, 1047 (93a-b) numaralı yazma ile karşılaştırılmazsa karışıklığa neden olabilir.- yzm. 2438, Tarih-i âl-i Osman, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkçe yzm. 23.586, History of the reigns of Bayezid II and Selim I, British Museum, ms. turc. 190 v.
  19. N. lorga, Studii..., s. 159-163; N. torga, Histoire des Romains, Bucarest 1937, c. IV, s. 253.
  20. M. Guazzo, Histoire di Messer .Marco Guazzo (...). Con guerra du suo figliuolo Baiasit fatto con il Carabogdan vaiovoda delle Vallachia (...), Venise 1545, 30a; Fr. Sansovino, Deli' Historia universale deli' Origine et Imperio de Turchi, Venise 1564, 281b. Sigismondo Malatesta’nın bir kâtibinin Eylül 1491 tarihli mektubu.
  21. Malipiero, Annali Veneti del anno 1457 al 1500, Archivo Storica Italiano, c. VII, 1, Florence 1843, s. 134; Hurmuzaki, Documente privitoare la Istoria României, Bucarest 1894, c. VIII, s. 28.
  22. Malipiero, göst. yer.
  23. F. Babinger, Die Aufzeichnungen des Genuesen lacopo de Promontorio -de Campis über den Osmanenstaat um 1475, Bayerische Akademie der Wissenschaften, Classe de philoso- phie et d'histoire, 1956, sayı 8, Munich 1957, s. 93. Osmanh deniz teşkilatı konusunda: 1. H. Uzunçarşılı, Osmanh devletinin merkez ve bahriye teşkilâtı, Ankara 1948, XVI 4632 s. metin dışında 48 levha; P. Kahle, Piri Reis, bahrijc. Das türkisehe Segelhand- buch für das Mittellândische Meer vom Jahre 1521, Berlin, Leipzig 1926, c. II, s. 1 4-XLVUİ.
  24. Kâtip Çelebi, Tuhfetü’l-kibâr fi esfâri'l-bihar, İstanbul, 1728, 8a.
  25. Göst. yer.
  26. Fr. Sansovino, aynı eser, 281b.
  27. Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 42; Malipiero, göst. yer.
  28. Malipiero, göst. yer. Gemilerin özellikleri için: A. Jal, Glossaire nautique, Paris 1848, s. 726, 743-756. Ortaçağ sonlarında Akdeniz’de kullanılan gemilerin tipleri konusunda: J. Heers, Types de navires et specialisation des trafics en Mediterranee â la fin du Af oy en Age, Le Navire, Travaux du deusieme Collogue International d'Histoire martime tenu les 17 et 18 mai 1957 â l'Academie de Matine, Paris 1958, s. 107-117.
  29. Malipiero, göst. yer.; Hurmuzaki, göst. yer.
  30. Kıvâmî, aynı eser, s. 310, 314; Tursun Bey, aynı eser, c. VII, 37 (1916), s. 186; Neşri, aynı eser, c. I, s. 223; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 42; Solakzade, aynı eser, s. 292-293; Malipiero, göst. yer.
  31. Azab, Maden işletmelerinde ve keşif hareketlerinde kullanılan düzensiz yaya askeri. XIV. yüzyılın ortalarından sonra kalelerde de görevlendirildi. H. Bowen, Ene. de ITslam (2. baskı), c. I, s. 830.
  32. Tımar sahibi. Miri arazi ki bunu elinde bulunduran kimse, atlı olarak savaşa gitmeğe ve elinde bulundurduğu toprakların geliri oranında asker beslemeğe mecburdu. Sipahinin, kendisine ayrılan topraklar üzerindeki vergilerin bir kısmını toplamak hakkı vardı ve reaya üzerindeki yargı yetkisini de elinde bulunduruyordu, j. Deny, Ene. de ITslam, (1. baskı), c. IV, s. 807-812; F. A. Belin, Etüde sur la pro- priete fonciere en pays musulmans et specialement en Turquie, Paris 1862, s. 129-134; F. A. Belin, Du regime des fiefs militaires dans l'islamisme et principalement en Turquie, Paris 1870, s. 57 vd., N. Filipovic, Bosna-Hersek tımar sisteminin inkişafı, iktisat Fakültesi Mecmuası, c. XV, 1-4, İstanbul 1955, s. 155-188.
  33. Kıvâmî, aynı eser, s. 314; Aşıkpaşazade; aynı eser, s. 187-188; Neşri, aynı eser, s. 224; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 43;_yzm. 1047, 93a; K. Kepecioğlu, Bursa'da şer'i mahkeme sicillerinden ve muhtelif arşiv kayıtlarından toplanan bilgiler ve vesikalar, Vakıflar Dergisi, II (1942). S. 406. Kapı halkı’nı “les soldats de la Maison Imperiale" şeklinde çevirdik.
  34. Uruç, aynı eser, s. 132-133; Aşıkpaşazade, ayn. eser., s. 192; Neşri, aynı eser, c. I, s. 223-224; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 42, 43; Ali, aynı eser, 173a; 1047, 93b; yzm. 922, s. 13-14; O. Gorka, Bialograd i Kilja, a wvprawa r. 1497, Sprauozdanie z posiedzen toıvarzystıva naukoıvego tuarszaıcskego, c. XXV, Varsovie 1932 den ayn basım, s. 22. P. P. Panaitescu, tanıtma yazısı. Revista istorica româna, e. III, Bucarest 1933, s. 89-90. M. Guazzo, aynı eser, 30a; V. Macuscev, Monumenta historica slvavorum meridionalium, Bclgrad 1882, c. II, s. 135; A. Antalffy, Douâ documente din Biblioteca Egipteana de la Cairo despre cucerirea Chiliei şi Cetatii-Albe in 1484, Revista istorica, c. XX, 1-3, Valenii de Munte, 1934, s. 39.
  35. Malipiero, aynı eser, s. 134; Hurmuzaki, aynı eser, c. VIII, s. 28.
  36. Sadeddin, aynı eser, c II, s. 43; Âli, aynı eser, 173a.
  37. Malipiero, göst. yer.; Hurmuzaki, göst. yer.
  38. Sadeddin, göst. yer.; Solakzade, aynı eser, s. 293; Âli, göst. yer.; Kazmirs- ki, A. Joubert, Precis de l'histoire des khans de Crımee, Journal Asiatique, c. XII, Paris 1833, s. 356-358.
  39. Macuscev, aynı eser, c. II, s. 135» A. Antalffy, aynı eser, s. 39; N. lorga, Studii..., s. 185. 1538’de Süleyman I.’a verilen Eflâk kıtası sadece 3.000 kişiydi (N. Beldiceanu, G. Zerva, Une source ottomane relative â la campagne de Süleyman le Ldgislateur contre la Moldavie (1538), Açta Historica, c. I, Romc ıg59’dan ayn basım).
  40. I. Ursu, Ştefan fel Mare, s. t8o.
  41. Asıl ordunun düzenli birliklerinin önünden giden hafif süvari kuvveti. Bir akıncı ne toprak, ne de ücret alıyordu; düşmandan aldığı ganimetle geçimini sağlıyordu. Akıncılar, gerçek hanedanların beyleri kumandası altında bulunuyorlardı: Evrcnos Oğullan, Mihal Oğullan, Malkoç Oğulları vb. A. Dccei, Ene. de 1'İslam (2. baskı), c. I, s. 350-351.
  42. F. Babinger, Die Aufzeichnungen des Genuesen lacopo de Promonlorio. . ., s. 48-61, 69, 72
  43. Donado da Lczzc, Historia turchesca (1300-1514), yay. I. Ursu, Bucarest 1910, s. 134-152. Yeniçerilerin sayısı için bk: Şerif Baştav, Ordo Portae, Description grecque de la Porte et de l'armee du sultan Alehmed II, Budapest 1947, s. 7.
  44. 3 Bu konuda bk: F. Babinger, Die Aufzeichnungen. . ., s. 54-55.
  45. Tursun Bey, aynı eser, s. 186. Mehmed Il.’in geniş çaplı topları hakkında lacopo de Promontorio’da ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. Ona göre bu toplar, 4’ten 7 kantara kadar ağırlıktaki taş gülleleri fırlatabiliyorlardı. (F. Babinger, aynı eser, s. 85). Bir kantar = 56, 443 kg. (W. Hinz, Islamische Alasse und Geuichte, Leiden 1955, s. 27). Mangonneaux, mancınık, taş fırlatan araç, (Kalervo Huuri, £ur Geschich- te des mittelallerlichen Geschützuıesens aus orientalischen Quellen. Helsinki, Leipzig 1941, s. 185-186).
  46. Tursun Bey, göst. yer.’, Aşıkpaşazade, aynı eser, s. 187; Neşri, aynı eser, c. I, s. 223; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 43; Solakzade, aynı eser, s. 292; yzm. 1047, 93a; Kıvâmî, aynı eser, s. 310, 314.
  47. Aşıkpaşazade, göst. yer.; Solakzade, göst. yer.; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 42. El kulevrini (= Coulevrine â main): Kalevro Huuri, <y>nı eser, s. 96, not: 4.
  48. Kıvâmî, aynı eser, s. 310, 314.
  49. J. Mayer, Probleme der islamischen Zeitrechnung, Mitteilungen zur Osmanischen Geschichte, c. II, 3-4, Hannover 1926, s. 298; F. Babinger, GOW, s. 417.
  50. Hammcr, Geschichte des Osmanischen Reiches, Pest 1838, c. II, s. 288; Rustem Pacha, Die altosmanische Chronik des Rustem Pacha, s. 17; I. Ursu, aynı eser, s. 180-184. Bu konuda dikkate alınacak tek eser: A. Antalfly, aynı eser, s. 35-36.
  51. Bk. Neşri, aynı eser, c. I, s. 223-224.
  52. Neşri, aynı eser, c. I, s. 223.
  53. K. Kepecioğlu, Bursa'da. .., s. 406. Kıtaların İstanbul’da toplanacakları tarih saptanmış olduğuna göre, bu emir 27 Nisan 1484’te çıkarılmış olmalıdır.
  54. Şehrin büyük bir kısmı, 1484 Nisanının ikinci yarısında çıkan bir yangınla harap oldu, yzm. 117, n8a;>on. 154, 130 b; yzm. 1047. 93b.
  55. Uruç, aynı eser, s. 132; Neşri, göst. yer.; Sadcddin, aynı eser, c. II, s. 42; yzm. 1047, 93a. Boğdan’da ele geçirilen ganimetin bir kısmı hayır kuramlarının yapımına sarfedildi: Solakzade, aynı eser, s. 293; G. Jacob, Evlija’s Beschreibung des Krankenhauses Bayezid's II. zu Adrinopel, Der İslam, c. III, Strasbourg 1912, s. 365-368; O. Aslanapa, Edirne'de Osmanh Devri Abideleri, İstanbul 1949, s. 62-82.
  56. Neşri, göst. yer.
  57. Bazı kaynaklar 26 Rebiyülahır (22 Mayıs) tarihini veriyorlar, Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 42; Solakzade, aynı eser, s. 293; Leunclavius, Historiae Alusulmanae Turcorum, de monumentis ipsorum exscriptae, Franckfort 1591, sütun 595. (Leunclavius, Annales Sultanorum Othomanidarum, Franckfort 1596, s. 32'de Rebiyülevvel tarihini veriyor). İncelememizle doğrudan doğruya ilgili olmadığı için bu sorun üzerinde durmuyoruz. Diğer kaynaklar 26 Rebiyülahır Salı (Pazar 22 Mayıs) gününü gösteriyorlar. Bu tarihler arasındaki uyuşmazlık bizi, haberin doğruluğu konusunda şüpheye düşürüyor, yzm. 98, 62a; yzm. 101, 95b;_ycm. 116. ıoıa;_ycm. 117, 118a; yzm. 154, 130b; >îm. 1047, 93b.
  58. Yzm. 23.586, 6a; Neşri, göst. yer.; Sadeddin, göst. yer.; Rustem Pacha, aynı eser, s. 17; Solakzade, göst. eser.
  59. A. Antalfly, Afünşa’at al Salatin, Fetihnâme-i Kara Bağdan, Buletinul Comisiei isterice, c. XII (1934) Bucarest, s. 19; N. Beldiceanu, G. Zerva, aynı eser, s. 9.
  60. N. Beldiceanu, G. Zerva, aynı eser, s. 10.
  61. A. Antalfly, aynı eser, s. 19.
  62. Âşıkpaşazade. aynı eser, s. 187; Tursun Bey, göst. yer.; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 42.
  63. Neşri, göst. yer.; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 43; Solakzade, aynı eser, s. 293.
  64. Yzm. 23.586, 6a; Neşri, göst. yer; Sadeddin, göst. yer.; Solakzade, göst. yer.
  65. 64Neşri, göst. yer.; Sadeddin, göst. yer.; O. Gorka, Cronica epocei lui Ştefan çel Mare, 1457-1499, Bucarest 1937, s. 129; A. Antalffy, Doua documente din Biblioteca Egipteana..., s. 38-39; I. Bogdan, Veçhile cronice moldoveneşti pâna la Ureche (Anatele de la Putna), Bucarest 1891, s. 147; I. Bogdan, Letopisetul lui Azarie, Analele Academiei Române, Seria istorica, II, c. XXXI, Bucarest 1909, s. 150; I. Bogdan, Cronice atin- gatoare de istoria Românilor, Bucarest 1895, s. 43. I. Ursu, Ştefan çel Mare, s. 183 ,14 Temmuz tarihini kabul ediyor. Bazı Osmanh kaynakları 21 Temmuz Çarşamba gününü gösteriyorlar, F. Giese, Die allosmanischen anonymen Chroniken, Breslau, c. I, s. l İ7;JİCTİ. 99, 132 b; yzm. 116, 110 a; yzm. 117, 118 a;_yzm. 154, 130 b; yzm. 922, s. 13: yzm. 1047, 93 a. Leunclavius Kili’nin fetih tarihini belirtmiyor ve çarşamba 27 Cemaziyülahır (21 Temmuz) gününü Akkerman’ın işgali olarak kabul ediyor, Leunclavius, Historiae Musulmanae Turcorum, Franckfort, sütun 595; yzm. 98, 62 a Kili’nin fethim Çarşamba 21 Cemaziyülahır (15 Temmuz Perşembe) gününde gösteriyor. Kroniklerin çeşitli tarihleri vermeleri belki şundan ileri gelmektedir. Bir fetihname (A. Antalffy, aynı eser, s. 39) miladi takvimin 22 Temmuzuna karşılık yanlışlıkla 20 Cemaziyülahırı vermektedir. Bayezid Il.’in fetihnamesinin bu parçasının yanlış okunması, çeşitli Osmanh kaynaklarının da verdiği 21 ve 27 Cemaziyülahır günlerinin birbirine karıştırılmasına neden oldu.
  66. Neşri, aynı eser, c. I, s. 223-224; Sadeddin, göst.yer.; İki Osmanh kaynağı fetih tarihi olarak 16 Temmuz 1484’ü veriyorlar,yzm. 23.586, 6a:_yzm. 2438, 146 b.
  67. Neşri, aynı eser, c. I, s. 224; Sadeddin, göst. yer.; Solakzade, göst. yer.
  68. Neşri, göst. yer.; Sadeddin, göst. yer.; M. Guazzo, aynı eser, 30 a; yzm. 2438, 146 b.
  69. Neşri, göst.yer.; Sadeddin, göst. yer.; Solakzade, göst. yer.; yzm. 2438, 146 b.
  70. Aşıkpaşazade, aynı eser, s. 187.
  71. Bk. 68 nolu not.
  72. Bk. 68 nolu not.
  73. Aşıkpaşazade, aynı eser, s. 187-188; Kıvâmî, aynı eser, s. 314; Neşri, göst. yer.', Sadeddin, göst.yer.; Tursun Bey, aynı eser, s. ı87;_yzm. 2438, 146 b.
  74. Neşri, göst. yer.; Sadeddin, göst. yer. Bir fetihnamenin (V. Macuscev, Monumenta, c. II, s. 135) 2 Ağustos 1484 tarihi N. lorga tarafından 11 Ağustos olarak düzeltilmiştir (N. lorga, Studii, s. 158).
  75. I. Bogdan, Veçhile cronice, s. 147; I. Bogdan, Cronice inedite, s. 43; I. Bogdan, Letopisetul lui Azarie. s. 150. 5 Ağustos Perşembe gününe uygun düşmektedir, oysa Bistrita yıllıkları 5 Ağustosu Çarşamba olarak gösteriyorlar (I. Bogdan, Cronice atingatoare..., s. 43). Leunclavius, bir çarşamba günü gerçekleşen Akkerman’ın zaptı ile Kili’nin ele geçirilmesini birbirine karıştırmaktadır (Leunclavius, Annales, s. 32). Boğdan yıllıklarının verdiği tarihi kabul etmeyen I. Ursu, kısmen Sadeddin’e dayanarak yaptığı hesaba göre; bu Osmanlı kroniğinin doğru tarihi vermesine karşın, 28 Temmuzu önermektedir (I. Ursu, Ştejan çel Mare, s. 183-184, not 2).
  76. Neşri, aynı eser, c. I, s. 224; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 43; yzm. 2438, 146b; yzm. 23.586, 6a; Rustem Pacha, aynı eser, s. 17. Birkaç anonim kronik aynı tarihi göstermiyor. Birçok kaynak Akkerman’ın teslim tarihi olarak 25 Recebi veya perşembe 25 Recebi veriyor (yzm. 98 ,62a,yzm. 99, ı^2b;yzm. 922, s. i3;_yzm. 1047, 93a) fakat 17 Ağustos 1484 Çarşambadır. Perşembe, Ağustos 1484’ün 5, 12, 18 ve 26. günlerine düşmektedir. Diğer bazı kronikler, teslim tarihi olarak Perşembe 12 Ağustosu (20 Receb) gösteriyorlar,yzm. 116, looajj’zm 117, ıı8a;yzm. 101, 95b; yzm. 154, 130b; F. Giese, aynı. eser, c. I, s. 117. Bir fetihname, 11 Recebe (3 Ağustos) (A. Antalffy, Doua documente, s. 40) Ağustos karşılığını vererek fethin bu tarihte gerçekleştiğini belirtmektedir. Neşri ve Sadeddin’in verdiği açık bilgilere ve Boğdan - Alman kroniğinin belirttiği tarihe dayanarak, bu fetihnamenin verdiği tarihi kabul edemiyoruz.
  77. O. Gorka, aynı eser, s. 130.
  78. Malipiero aynı eser, s. 134.
  79. Tursun Bey, aynı eser, s. 187; Âşıkpaşazade, aynı eser, s. 180; Neşri, göst.yer.; Solakzade aynı eser, s. 293, kuşatmanın 20 gün sürdüğünü söylüyor.
  80. Neşri, göst. yer; Sadeddin, aynı eser, c. II, s. 44.
  81. Paris Bibliothique Nationale'ın Doğu Kısmı Türkçe Yazmaları arasında 23 Ağustos 1484 tarihini taşıyan Kili ve Akkerman’ın yönetimiyle ilgili birçok belge bulduk. Bu belgelerin Tuna’dan Dobruca’ya geçmeden önce düzenlediğini sanıyoruz.
  82. Neşri göst.yer.; San Saltık hakkında bk: J. Deny, Ene. de V İslam (t. baskı), c. IV, s. 177-178.